Pages

Ads 468x60px

20 Ocak 2013 Pazar

Konya Yemekleri 28

DÜĞÜN PİLAVI:

MALZEMELER: (6 kişilik )
1 çay bardağı nohut
500 gr kuşbaşı et 100 gr tereyağı
2 su bardağı pirinç
1 kahve fincanı kuşüzümü
3 su bardağı su
Tuz, karabiber
düğün plavı
YAPILIŞI: Bir gece önceden ıslattığınız nohudu haşlayın. Nohutlar hafif yumuşadığında eti ilave edip pişirin. Tuz ve karabiber ekip tencereyi ateşten indirin. Başka bir tencerede tereyağını kızdırıp pirinci hafif kavurun. 3 su bardağı nohutlu et suyu ve kuşüzümünü pirince ekleyin. Pirinçlerin pişmesine yakın etli nohudu ilave edin. Pilav suyunu çekince on dakika dinlendirip sıcak servis yapın.

Konya Yemekleri 27

TANDIR BÖREĞİ:

MALZEMELER: 4 kg un, 1 kg kıyma, 1 kg peynir, Yarım kg tereyağ, 4 baş soğan, Maydanoz, Kırmızı biber
tandır böreği
YAPILIŞI: Unu mayalayıp hamur yapacaksınız. Kıymayı suyu çekilecek kadar kavuracaksınız. Soğanı doğrayacaksınız. Peynir kırmızı biber ve maydanozla karıştırarak iç hazırlayacaksınız. Hamur ekşiyinceye kadar tandır yakılıp hazırlanacak. Daha sonra hamurdan börek yapılıp tandıra yapıştırılacak.

Konya Yemekleri 26

KAYGANA TATLISI:

MALZEMELER: 5 yumurta, 1 kilo süt, Kabartma tozu, Un, tuz
kaygana tatlısı
YAPILIŞI: Yumurta iyice çırpılacak. Sütle karıştırılacak. İçine aldığı kadar ün, bir tutam tuz ve kabartma tosu atılarak iyice karıştırılarak kızgın yağda kaşıkla biraz biraz dökülerek kızartılacak. Hazırlanmış olan şurup tatlının üzerine dökülecek. Servise sunulacak.

Konya Yemekleri 25

ETLİ FIRIN YEMEĞİ:

MALZEMESİ : 1 kg bıçak arası yağsız sığır eti, Orta-boy dört baş soğan, 5-6 diş sarımsak, tuz, biber, 1-1,5 su bardağı su, 1 kg un, 1 sana yağı, 1 ad. büyük patates
etli fırın yemeği
YAPILIŞI: Et tencereye konur,soğanlar doğranarak tencereye ilave edilir. Tuz ilave edilir. Bir kaşık margarin katılır. Et suyunu çekene kadar tencerenin kapağı kapanarak pişirilir. Patates rendelenir,sarımsaklar ezilir ve tencereye ilave edilir. Patates ezilene kadar kaynatılır. Söndürdükten sonra isteğe göre karabiber ilave edilir.

HAMURU: Undan yumuşak hamur yoğrulur ve iki eşit parçaya bölünür. Bölünen hamurlar oklava yla ayrı ayrı açılır ve eritilmiş sana yağı üzerinde gezdirilir. Açılan ve yağlanmış olan hamurlar katmer şeklinde kıvrılır. Daha sonra katmer haline getirilmiş hamur parçalarından biri alınarak fırın tepsisine serilir. Daha önce hazırlanmış olan et ,tepsinin üzerine örtülür. Bundan sonra iki hamur parçasının kenarları birbirine iyice yapıştırılır. Kızgın fırına sürülerek kızarıncaya kadar bekletilir. Kızardıktan sonra servis yapılır.

Konya Yemekleri 24

PATATES BÖREĞİ:

MALZEMELER: 1 kg un, 1 kg patates, 250 gr peynir, Yeterince Tuz, Pakmaya ( 6 kişilik)
patates böreği
YAPILIŞI: Mayalı hamur kulakmemesi yumuşaklığında ılık su ile yoğularak kabarmaya bırakılır. Bu arada patates haşlanır. Haşlanmış patates püre haline getirilerek içine 250 gr. peynir ve tuz katılarak karıştırılır. Karışım normal bir patates büyüklüğünde top haline getirilir.
Kabarmış hamur 6 çeşit parçaya bölünerek beze tutulur. Bezeler elde biraz açılarak ortasına patates püresi konularak kapatılır. Daha sonra el arasında iki taraflı çevrilerek kullanılacak tavaya sığacak şekilde açılır. Bundan sonra kızgın sıvı yağda kızartılır. İsteğe göre içi açılarak içine tereyağ veya kaymak konur.

Konya Yemekleri 23

İRMİK HELVASI :

MALZEMELER: 1 su bardağı süt, 1 paket margarin, 2 su bardağı şeker, 1/2 paket irmik, 100 gr fındık, fıstık veya ceviz (6 kişilik)
irmik helvası
YAPILIŞI: Margarin kısık ateşte eritilir. Üzerine irmik eklenir. Bir süre karıştırılır. Rengi buğdaysı olunca süt dökülür. İrmik kabarıncaya ve sütünü çekene kadar karıştırılır. Üzerine şeker ilave edilir.
Helvanın üzeri fındık, fıstık veya cevizle süslenir. İsteyen bu yemişleri içine katarak yapabilir.

Konya Yemekleri 22

YAPRAK SARMASI:

MALZEMELER: 1 kg ince çekilmiş koyun eti, 1 kg yaprak, bir bardak pirinç, Bir fincan ince bulgur (düğü), Bir baş irice kuru soğan, İki çorba kaşığı margarin veya tereyağ, Bir çorba kaşığı salça, Bir tutam maydanoz, Kırmızı biber ve tuz
yaprak sarması
YAPILIŞI: Etin içine yıkanmış pirinç, düğü, ince kıyılmış soğan, salça, maydanoz konulup, iyice yoğrulacak sonra tuz ve biber ilave edilerek biraz daha karıştırıldıktan sonra bir çay bardağı soğuk su ile yoğrularak öbür tarafta yıkayıp haşladığımız yaprakları, teker teker bohça şeklinde sarılarak tabanı yağlanmış tenceremize yerleştireceğiz. İki su bardağı sıcak su döküp kapağını kapattıktan sonra orta ateşte pişirilecek.

Konya Yemekleri 21

ETLİ PİLAV:
MALZEMELER: Nohut, Et suyu, 500 gr. Et, Tuz-Karabiber, Pirinç, Kişniş, 1 margarin
etli pilav
YAPILIŞI: Pirinç güzelce yıkanır. Öbür tarafta et suyu kaynar. Nohut haşlanır. Tavaya yağ konur. Eridikten sonra pirinç içine atılır. Hafif ateşte bekletildikten sonra üzerine suyu dökülür. Pişmeye bırakılır. Piştikten sonra üzerine kebap şeklinde et dökülür. Servis yapılır.

Konya Yemekleri 20

UN HELVASI:
MALZEMELER: Pemkez veya şekerden yapılmış şurup, 2 çay bardağı sıvı yağ, Yeteri miktarda un
unhelvası
YAPILIŞI: Pekmez kaynatılarak veya şekerden yapılan şurup kaynatılarak içine yeteri miktarda un konur. unu karıştırarak içindeki şuruba yediririz. İçinde hiç ekmez kalmayıncaya kadar karıştırılır. Sonra yağ ilave edilerek kızartılır.

Konya Yemekleri 19

BAMYA ÇORBASI:
MALZEMELER: 250 gr kuşbaşı et, 150 gr kuru bamya, 3 soğan 2 kaşık margarin, 1 limon, tuz, su (et suyu), 1 kaşık salça
bamya çorbası
YAPILIŞI: Kuru bamya limonlu suda hafif haşlanır, süzülür. Bir tencerede et bir miktar su ilave edilerek yumuşayıncaya kadar pişirilir. Yağ ve ince doğranmış soğanlar konur. Kavrulur. Salça tuz limon, su (et suyu) ilave edilir. Su kaynamaya başlayınca haşlanmış bamyalar da konur. Özleşinceye kadar pişirilir. Suyu eksilirse sıcak su ilave edilir, sıcak sıcak servis yapılır.

Konya Yemekleri 18

ETLİ TOPALAK:
MALZEMESİ: 1 kg yağsız dana kıyması, 1 su bardağı köftelik bulgur, 1 ad. yumurta, 1 demet maydanoz, 2 yemek kaşığı un, Tuz-karabiber-kekik, 1 ad. soğan, 1 su bardağı haşlanmış nohut, 1 yemek kaşığı salça margarin yağı-etsuyu veya sıcak su
etli topalak
YAPILIŞI: Geniş bir kabın içine eti, bulguru, yumurtayı ince kıyılmış maydanozu, unu, soğanı, tuzu ve baharatları koyup köfte hazırlar gibi iyice yoğrulur. Macun haline gelince ufak ufak yuvarlaklar yapılır. Diğer tarafta genişçe bir tencereye iki yemek kaşığı margarini eritip içine bir kaşık un konup kavrulur. Salçasıda konduktan sonra nohutta katılarak 6-7 bardak sıcak su veya etsuyu konur. Kaynadıktan sonra diğer tarafta bekleyen etli malzememizi tencereye boşaltır. 15-20 dakika hafif ateşte pişirilir.

Konya Yemekleri 17

YOĞURT ÇORBASI:
MALZEMELER: Tereyağı, 150 gr. yoğurt, 50 gr Pirinç, 80 gr mercimek, Nane, Etsuyu
yoğurt çorbası
YAPILIŞI: 8 kişilik tencereye, et suyunu ezdiğiniz yoğurduda katın hiç durmadan karıştırınız. Kaynayınca içine mercimek, pirinci ilave ediniz. Ve tekrar karıştırın bırakın. Çorba kaynayıncaya kadar bekleyin, kaynayınca bir iki kez daha karıştırın ve 2-3 dak. bekleyin. Çorbayı ateşten indirin ve tavanın içine tereyağı koyun iyice kızarınca tuz atın daha sonra ateşten indirin ve çorbanın üzerine naneyle birlikte dökün

Konya Yemekleri 16

BATIRIK:
MALZEMELER: Düğürcük, tahin (veya ceviz, menengiç, v.s.) soğan, domates, taze biber, maydanoz, 7 türlü baharat,tuz, sumak, salça, biber salçası.
batırık
YAPILIŞI: Düğürcük büyükçe tepsi veya sini üzerine dökülür. Rendelenmiş domates, salça, biber salçası, soğan, ince kıyılmış biber ve maydanoz, kızartılmış tahin, ve baharat ilave edilerek ovulur. Düğürcük yumuşayıp dişe dokunmayacak hale gelinceye kadar ovma işlemi devam eder. Daha sonra küçük sıkmalar haline getirilir. Rendelenmiş ve sumaklanmış soğan, domates, salatalık ve turşu ile yenir. Ayrıca sulandırılarak da yenir. Cevizli, menengiçli, susamlı, fıstıklı şekilleride yapılabilir. Besin değeri çok yüksektir.

Konya Yemekleri 15

PAPARA YEMEĞİ:
YAPILIŞI: Ekmekler derin bir tabağa doğranır. ayrı bir yerde tereyağı kızartılır. Ve soğanlar düzgün birşekilde doğranıp, salça ile birlikte tereyağında kızartılır.
papara
Yeteri miktarda su ilave edildikten sonra, suyun kaynamasını bekleriz. Su kaynadıktan sonra içine ufalanmış tulum peyniri ilave edilir. Biraz daha kaynadıktan sonra tencere ateşten alınır. Ve bu oluşan karışımı daha önceden doğradığımız ekmeklerin üzerine dökülür. Üzeri karabiber ve maydanoz ile süslenir.

Konya Yemekleri 14

HÖŞMERİM TATLISI:
MALZEMELER:
1 kg kaymak, Un, 1 çay bardağı su, Tuz, Pudra şekeri
höşmerim
YAPILIŞI: Geniş bir tavaya kaymağı koyarız. Bir bardak suyu da ilave eder. Alabildiği kadar unla karıştırılır. Hafif ateşte karıştırılarak iyice pişiririz. Tuzu da ilave edip pişince tavaya güzelce düzleriz. Hafif ateşin üzerinde kızartıp servis tabağına çeviririz. Biraz soğuduktan sonra pudra şekerini üzerine dökeriz.

Konya Yemekleri 13

DİLBER DUDAĞI BAKLAVASI:
MALZEMELER:
1 yumurta, 1 yemek kaşığı yoğurt, 1 çay bardağı zeytinyağı, 1/2 kg süt, 1 tatlı kaşığı tuz, ceviz içi, Belli bir ölçüde un

dilber dudağı
YAPILIŞI: ılık sütün içine zeytinyağını, tuzu, yoğurdu, yumurtayı döküp karıştıracak. Daha sonra bunun içine un ilave edilir. Daha sonra elde edilen hamurdan 20 beze yapılarak açılır. Bundan sonra bezeler tepsinin içine konulup yuvarlak biçimlerde kesilir. Bunlar içine ceviz konarak fırın tepsisine yerleştirilir. Tepsinin dolmasından sonra tereyağı kızartılarak üzerine serpilir. Sonra fırına konularak kızartılır.

Konya Yemekleri 12

ARABAŞI ÇORBASI:
MALZEMESİ:
Bir miktar su, Bir miktar un, 1 tane horoz, 1 kaşık karabiber, 1 paket yağ, 1 tane limon
arabaşı çorbası
ÇORBA YAPILIŞI: Bir miktar un, bol yağda kırmızılaşıncaya kadar kadar kavrulur.Daha önce pişmiş olan horoz kavrulmuş olan unun üzerine ince ince didilerek konur.Bir miktar tavuk suyu eklenir. 20 dakika kaynadıktan sonra limon ve karabiber ilave edilir. Daha sonra hamuru ile birlikte servis yapılır.
ARABAŞI HAMURU: Tencereye normal bir şekilde su konarak iyice kaynatılır.Kaynayan suyun içine azar azar un konarak tahta kaşık ile karıştırılır. Belli bir kıvama gelince un konulmadan hamur karıştırılarak iyice pişirilir.Daha sonra hamurun kolay dağılması için tepsi su ile ıslatılarak hamur tepsiye dökülerek soğutulur. Daha sonra çorba ile servis yapılır. Mide ve barsak tembelliğine çok iyi gelir. Kış aylarında sıkça yapılır.

Konya Yemekleri 11

MEVLANA BÖREĞİ:
MALZEMELER:
1 çay bardağı yoğurt, 1 çay bardağı zeytinyağı, Biraz su, Yarım limon suyu, Biraz Tuz Alabildiği kadar un, (Ayrıca içi içir yarım kilo kadar zeytinyağı ile karışmış tereyağ)
mevlana böreği
YAPILIŞI: Bu malzemelerin hepsi konur ve güzelce yoğrulur. Küçük küçük bezeler ayrılır. Dinlenmeye bırakılır. Diğer tarafından bir iki baş soğan yarım kilo kıyma, 1 demet maydanoz, biraz karabiber. Soğanlar bir iki kaşık zeytinyağında kavrulur. Sonra kıyma da ilave edilerek kavrulur. Ateşten indikten sonra maydonozu ilave edilir. Diğer taraftan bezeler incecik açılır. Arası yağlanır tekrar açılır tekrar yağlanır. Ve bir bohça şeklinde dürülerek köşelere iç konulur ve kapatılır. Ondan sonra sıcak fırına sürülür.

Konya Yemekleri 10

SAÇ BÖREĞİ:
MALZEMELER: Yeteri kadar un, Tereyağı, Peynir, Ispanak
saç böreği
YAPILIŞI: Yeteri kadar hamur yoğrulur. Yapılacak içler hazırlanır. Hamur bezeler şeklinde hazırlanır. Hazırlanan bu bezeler yufka gibi açılır. İçine yapılacak olan (peynir veya ıspanak) konur ve saç ocağında pek gevrek olmamak şartıyla yiyecek olanın dişine göre pişirilir. Pişirilen bu börek yine yiyecek olanın kapasitesine göre yağlanır ve afiyetle yenir.

Konya Yemekleri 9

KONYA YÖRESİ YEMEKLERİ VE TARİFLERİ
ETLİEKMEK:
Güzel Konyamız ile özdeşleşmiş yöresel yemeklerden en meşhuru etli ekmektir. Etliekmek denince Konya akla gelir ve etliekmek burada yenir. Bu yüzden Konya'ya uğrayan herkes bir kez olsun mutlaka yer. Bir kişinin Konyalı olup olmadığını "etliekmek" deyişinden anlayabilirsiniz. Çünkü Konyalılar genelde hızlıca ' i ' siz : "Etlekmek" derler.
etli ekmek
Etliekmekte etin güzel olması ve hamurun ince olması makbuldür. Eskiden et hiçbir zaman makinede çekilmezdi. Tahta tezgâhlarda bir çift bıçakla kıyılırdı. Etin içine biber, domates, maydanoz ve istenirse soğan doğranır. Normal etliekmeklerde 60 gr kıyma, 100 gr sebze (soğan, domates, biber) kullanılır. Bu karışım mahalledeki fırına götürülür. Burada fırıncının mahareti ile mayalı hamurlar fırın küreği üzerinde elle ince ve uzun olarak açılır. İç konur ve üstü açık olarak pişirilir.

Günümüzde et, makinede çekilmektedir. Et, elde iki bıçak arasında doğranarak bu ekmek hazırlanırsa buna bıçak arası, et ve peynir karışık olarak yapılırsa bu çeşidine de Mevlânâ denilmektedir. Bu ekmeğin sadece peynirlisi de yapılmaktadır. Bazen ıspanaklar evde hazırlanarak, fırınlara götürülüp açık veya kapalı pişirilmesi sağlanmaktadır. Konyalı aileler, özellikle hafta sonları bu börekleri yaptırmakta ve aile bireyleri bir araya gelerek hep birlikte yenmektedir. Konya’da sadece etliekmek üzerine ünlenmiş lokanta ve restorantlar bulunmaktadır.

Etliekmek Tarifi: (1 kişilik)
Gerekli malzemeler:
2 soğan
2 domates
2 sivribiber
Yarım demet maydanoz
250 gr. bıçakarası et
Yarım ekmek hamuru
Tuz, karabiber

YAPILIŞI:
Soğan, domates ve biberleri küçük küçük doğrayın. Maydanozu ince ince kıyın. Doğranmış malzemeleri et ile karıştırıp tuz ve karabiber ekleyin.
Ekmek hamurunu pide şeklinde açın. Hazırladığınız harcı hamurun üzerine yayın. 180 derece fırında 20 dakika pişirin. Sıcak servis yapın.

Konya Yemekleri 6

 
Sacarası
Yine Konya’ya özgü nefis bir tatlı. Eskiden, hazırlanan tatlı tepsisi sacın üzerine konur, ocağa oturtulurdu. Üzerine ikinci bir saç kapatılır ve o sacın üzerine ocaktan alınan meşe odununun korları döşenirdi. Böylece tatlı tepsisi iki saç arasında pişerdi. Saadet Ongun Hanımefendiyi dinleyelim:
“Bir kaşık tereyağı, iki yumurta, ev unu, su, tuzla hamurunu yoğuracan. Cevizden büyük beze tutup dinlendirecen. Aç, az yağlayıp, ikiye katlayacan. Bir sıra kaymak koyup saracan, tepsiye döşeyip iki sac arasında pişirecen. Üzerine çok az yağ serpecen. Pişince kestirmesini (şurubunu) dökecen. Afiyetle yiyecen”.

5 kişiden fazla
Pişme Süresi:35 dakika
Fırın Isısı: 200 derece
Tepsiyi Yağlamak İçin:
2 yemek kaşığı tereyağı
Hamuru İçin:
2 yumurta
1 yk tereyağı(eritilmiş)
½ sb su
1 tk tuz
5 sb un(ikinci kalite ev unu)
1 sb un(açma payı)
250 gr tereyağı(eritilmiş)

250 gr kaymak
1 sb pudra şeker veya 1 ölçü baklava şurubu
Yapılışı: Tepsiyi yağla. Bir kapta yumurta, tereyağı, su, tuz ve alabildiği kadar unla kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğur. Yumurta büyüklüğünde bezeler yap, yaş bez ört, 30 dakika dinlendir. Çok ince aç, eritilmiş yağdan bir kaşık serperek yağla, ikiye katla. Orta kısmına kaymak koyarak çubuk şeklinde sar. Tepsinin dışından başlayarak içe doğru döşe. Yufkalar bitince kalan yağı kızdır,üzerine serperek gezdir. Fırında pembeleşinceye kadar pişir. Yüzüne pudra şeker serp veya soğuk tatlı şurubunu gezdir.

Konya Yemekleri 5

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhn_2MOyCxLnZ7IqrzehyYEFfG9s-efNF9He6Z-O1v0KFNw69BvqlwiV95Ot8td9rDG1v9PEtcq6KTnx9p4HpcigoE3hXN4njQNwEULaWzqEW8YWksVIUiKK0yLSiF227RZ1UzfqWzsN7A/s1600/etlifirin.jpg
Fırın Kebabı
Fırın kebabının Selçuklular döneminden geldiği rahatlıkla söylenebilir. Hz. Mevlana’nın eserlerinde kebaptan ve kelle kebabı yapan fırınlardan bahsedilir.
Fırın kebabı için Konya ova merinos yaylım koyunu kullanılmalıdır, besi lezzetli olmaz. Kuzu veya koyun kesildikten sonra 7-8 saat bekletilmelidir. Hayvanın arka budu dışında her tarafından kebap yapılabilirse de kaburga ve ön kolu en makbul yerleridir. Fırın kebabı ne kadar çok etle yapılırsa o kadar lezzetli ve yumuşak olur. Kuzu kullanılırsa hiç su verilmez, kendisi sulanır. Kuzu 3 -3,5 saatte, erkek koyun 4 saatte, dişi koyun 7-8 saate pişer. Etli ekmek fırınlarında ateş sağda, fırın kebabında ateş solda olur, çünkü etli ekmek yüksek ateş ister. Etli ekmek fırınında meşe dalı, fırın kebabında meşe yarması ateşi kullanılır. Hayvanın özelliğine göre yağ durumu az olursa bir gün önceki kebabın yağından ilave edilebilir. Ancak bu yağ, suyunu tamamen çektikten sonra verilmelidir, yoksa kebap lezzetsiz olur.
6 kişiden fazla
1 koyun kaburgası ve ön kolu
¼ sb su
1 çk tuz
Yapılışı: Eti kebap leğenine yerleştir, tuz ve suyu koy. 10-15 beş dakika yüksek ısıdaki fırına sür. Zaman zaman tahta çubuklarla çevirerek yumuşayıp kızarıncaya kadar pişir.

Konya Yemekleri 4

 
 
Su Böreği
Su böreği, Konya’nın ziyafet sofralarında çok kullanılır. Günümüzde pasta ve bulgurlu yiyeceklere dönüşen ikram sofralarında yüzyıllardan gelen zarif bir lezzeti yansıtır.

4 kişiden fazla
Fırın Isısı:250derece
Pişme süresi:25 –30 dakika
Tepsi ölçüsü:35-40 cm. çapında bir tepsi
2yk sadeyağ (tepsiyi yağlamak için)
1ölçü kıymalı börek içi
4 yumurta
1 sb su
1tk tuz
5 sb un
1 sb eritilmiş sadeyağ(hamurları yağlamak için)
Haşlama suyu:
3 lt su
2 yk tuz
2 yk zeytinyağı
Yapılışı: Unu, hamur tahtasına ele, ortasını aç, yumurtaları kır, suyu ve tuzu ilave et, kenarlarından un alarak sert bir hamur yap,15 dakika yoğur, 12 beze yap, un serpilmiş bir tepsiye al, yaş bez altında 30 dakika dinlendir. Dinlenen bezeleri oklava ile olabildiğince ince aç, çok az un serperek üst üste koy, muntazam olanlarından ikisini alta ve üste sermek için ayır, birini tepsiye ser. Diğerlerini dörde böl. Büyük bir tencerede haşlama suyunu tuz ve zeytinyağı ile kaynat. Dörde bölünen bezeleri suya ikişer üçer at, en az 2 dakika haşla. Hamurlar su yüzüne çıkınca kevgirle al, başka tencerede hazırlanmış soğuk suya at, ters çevrilmiş süzgeç üzerine alarak sularını süzdür, tepsiye döşe. Tepsiye iki üç yufka döşeyince erimiş yağdan bir yemek kaşığı gezdir. Yufkalar yarıya gelince içini yay, diğer yufkaları da aynı şekilde haşlayarak döşe, üstüne ayrılan kuru yufkayı muntazam kapat, fırça ile üzerini yağla. Ateş üzerinde çevirerek veya fırında pişir.
Etli Ekmek(Etli Pide)
Etli ekmek Konya’da çok sevilir ve Konya’daki fırın veya lokantalarda Türkiye’nin diğer şehirlerinden çok daha güzel uygulanır. Konya’da yabancı kökenli lokantalarda, açıldıktan birkaç ay sonra ‘etli ekmek servisimiz başlamıştır’ gibi ilanlar görülür. Hiçbir yiyecek Konya’da etli ekmekle rekabet edemez.

5 etli ekmek
1 kg yağlı koyun kıyması veya iki bıçak arasında kıyılmış koyun eti
5 baş soğan
5 domates
100 gr kıl biber
1 sb maydanoz(kıyılmış)
1 yk sadeyağ(et yağsız ise)
Yeterince tuz ve karabiber
50 gr kıl biber(üzerine)
Beraberinde:
Ayran ve doğranmış turp
Yapılışı: Sebzeleri ince kıy, kıymaya veya bıçak arası ete karıştır. Yağı az ise sadeyağ ilave et. Üzerine konulacak biberlerle birlikte fırına gönder. Fırından gelince soğumadan sofraya çıkar.

Konya Yemekleri 3

 
Çebiç
Çebiç, Konya ziyafet sofralarının en muhteşem olanıdır. Çebiç ziyafetine sabahtan gidilir, kahvaltıda kuzunun ciğeri ızgara yapılarak sunulur. Tandırda pişen kuzu öğlen yemeğinde bulgur pilavı üzerine konarak sunulur. Konyalı gurmelerin söylediğine göre en lezzetli çebiç Eylül ayında yapılır çünkü kuzular bu ayda en uygun olgunluktadır.
4 kişiden fazla
Pişme Süresi: Çebiçin özelliğine göre 1-4 saat arası
Çebiç İçin:
1 keçi veya koyun kuzusu(bir yaşını doldurmamış olacak)
Çebiçe Sürmek için:
2 sb süzme yoğurt
1 sb salça
1 iri soğan( çok ince kıyılmış)
5 diş sarımsak(dövülmüş)
2 yk tuz
Çebiçe saplamak İçin:
10 -15 arpacık soğan
1 baş sarımsak
Süslemek İçin:
Soğan suyunda 5 dakika bekletilmiş maydanoz
Mevsim çiçekleri
Beraberinde :
Çebiçin suyuyla pişirilmiş bulgur pilavı
Yapılışı: Kuzu tandıra asılacağı gün kes. Başını ayırmadan boynuzlarını al, derisini yüz. İç organlarını çıkar. (Bu işlemleri çok dikkatli ve temiz yap. Çünkü sulanmaması için hayvan yıkanmamalı, yıkanırsa temiz bir bezle çok iyi kurulanmalı).
Bir kapta çebice sürülecek malzemeleri karıştır, kuzunun dışına ve içine sür. Uzun sivri bir bıçakla hayvanın kaba etli yerlerini del, ayıklanmış soğan ve sarımsakları yerleştir. (Kahvaltıda yaprak ciğer olarak kullanılmayacaksa) ciğeri, yüreği ve böbrekleri karnına koy. Bir tepsi içinde 2 saat dinlendir. Kuzunun dört ayağı telle birbirine sağlam bir şekilde bağla. Kafası ayakların arasına yerleştir. Bağlı ayaklarının arasından sağlam bir demir şiş geçir. Pişerken düşmemesi için belinden de bir tel geçir. Tandırı yak, alevli hali geçip, orta harareti bulunca (ekmek pişirme ısısı)içine kuzunun suyunun damlaması için yarıya kadar su dolu bir büyük tencere oturt. Kuzuyu sırtı aşağı gelecek şekilde tandıra sarkıt, demir şişlerin uçlarını dışarıda bırak. Tandırın ağzına bir saç kapat, etrafını hava almayacak şekilde çamur ve cila ile sıva. Tandırın alt tarafındaki kullesini (hava alma deliği) de çamur ve cila ile iyice kapat. Çebici pişmesi için kendi haline bırak. Pişme süresi hayvanın taze, yaşlı, zayıf, besili olmasına göre değişir. Genç ve zayıf hayvanlar 1-1,5 saatte; besili ve yaşlı olanlar 2,5-3,5 saatte pişer. Pişme süresince tandırı sık sık gözle, hava alan yerlere cila sür. Kuzu pişince keserle sacın kenarlarına yavaşca vurarak çamurları al, sacı kaldır, demirin iki ucundan tutarak kuzuyu dışarı çıkar, telleri çöz. Tandırın dibindeki tencereye akan yağlı suya pişmiş olan ciğer, yürek ve böbrekleri de kuşbaşı doğrayarak salma tekniğiyle acele bulgur pilavı yap. Kuzuyu alacak büyüklükte bir tepsiye pilavı yerleştir. Kuzunun başını ayaklarının arasından çıkartarak pilavın üzerine yerleştir, ağzına maydanozu koy. Tepsideki pilavın kenarlarını bir sıra maydanoz ve mevsim çiçekleri ile süsle, sofraya al.

Konya Yemekleri 2

KONYA İLİ YEMEKLERİ,KONYA MUTFAĞI,KONYA DAMAK TADI,KONYA SOFRASI

Konya Yemeklerinden Örnekler
Bamya Çorbası
Orta Anadolu’da da yapılan bamya çorbası Konya’da klasik menülerde ara yemeği olarak önem arz eder. Konya’da pilav ve kara yemek takımında ekşi olduğu için tatlıdan sonra verilerek ikinci tertip yemeklerin yenmesi için iştah açar.
Saadet Ongun Hanımefendi’yi dinleyelim: “Bamyayı yüzünkoyu kalbura sürtecen. Sünmemesi için limonla kaynatacan. Önce eti, et yağsızsa biraz yağ koyacan, sonra soğanı üzerine atacan kavuracan.
Yazsa domates kışsa salça koyacan. Bol sıcak su koyup bamyaları atacan, limon sıkıp büngül büngül kaynatacan”.

4 kişiden fazla
Pişme Süresi:55-60 dakika
½ su bardağı kuru çiçek bamya(25 gr)
½ limon (dilimlenmiş)
3 sb su ( bamyaları haşlamak için)
½ sb kuyruk yağı ( bamyaların büyüklüğünde doğranmış)
1 sb koyun eti (bamyaların büyüklüğünde doğranmış)
1yk sadeyağ
200g /2 soğan(çok ince kıyılmış)
1 yk domates salçası(yazsa ve istenirse 3 kırmızı domates)
5 sb et suyu veya su
1tk tuz
2 çorba kaşığı limon suyu veya koruk suyu

Yapılışı:Bamyaları tüylerinin dökülmesi için kalburda veya bez arasında ov ve yıka. Üç dört limon dilimi konulmuş suyla (limon sünmemesini sağlar) yarı haşla, iplerini çıkar. Tencereye eti ve kuyrukları koy, kapak ört. Et bıraktığı suyu çekinceye kadar arada bir karıştırarak kavur. Sadeyağını, soğanları ilave et, soğanlar sararıncaya kadar kavur. Salçayı, (yazsa ince doğranmış domatesleri) koy, çevir. Suyu ilave et, kapak ört, etler pişinceye kadar yaklaşık 30 dakika kaynat, tuz at. Suyu azalmışsa 5 su bardağına tamamla. Haşlanmış bamyaları, limon veya koruk suyunu ilave et, kaynamaya başlayınca çok hafif ateşe al, bamyalar yumuşayıncaya kadar 20-30 dakika kadar pişir.

Konya Yemekleri 1

Doğumdan ölüme beslenme mecburiyeti, insanların ilk çağlardan bu yana yemekle ilgili birtakım kurallar geliştirmelerine neden olmuştur. Bu kurallar zaman içinde toplumların kendi yapı ve değerleri ile birleşerek o toplumlara özgü mutfak kültürünü yaratmıştır. Dünyanın ünlü mutfakları arasında yer alan Türk Mutfağı da böyle bir gelişimin ürünüdür; Türk Mutfağı klasik ve yöresel mutfak olarak ele alınabilir. Klasik mutfak, İstanbul’da imparatorluk ürünleriyle şekillenen bir mutfaktır. Türk Halk Mutfağı olarak da adlandırılabilecek olan yöresel mutfaklar ise Anadolu’da bölge ürünleriyle şekillenen mutfaklardır. Konya Mutfağı, Selçuklu saraylarında gelişen ve Mevlevi adap ve erkanıyla yoğrulan muhteşem bir oluşumdur. 13. Yüzyıldan günümüze koyduğu kurallarla klasik özellikler taşıyan, hatta Klasik Türk Mutfağı’nın dayandığı ana köklerden birini oluşturan Konya Mutfağı bu nedenle Türk Halk Mutfağının dışında tutulması gereken bir mutfaktır.
Konya Mutfağı , mutfak mimarisi, araç gereçleri, yemek çeşitleri, pişirme yöntemleri, sofra düzenleri, servis usulleri, kış için hazırlanan yiyecekleriyle kendine özgü bir mutfak ve bu mutfakla ilgili inanılmaz zenginlikte bir mutfak kültürü meydana getirmiştir. Selçuklu saraylarında altın tepsi ve sahanlarda yemeklerin Oğuz resmine uygun olarak düzenlendiği; mutfakla ilgili ilk ekipleşmenin Mevlevi Mutfağı’nda başladığı, dünyada adına muhtemelen anıt mezar yaptırılan ilk aşçıbaşının Konya’da bulunduğunu söylemek Konya Mutfağı’nın ihtişamını belirtmeye yetecektir. Doğum evlenme sürecini içine alan geçiş dönemlerinin hepsinde Anadolu’nun her yerinde olduğu gibi tatlı yenilmesi, kutsal günlerde ‘şivlilik’ adıyla sadece Konya’da görülen çocuklara çerez dağıtma adeti, neşeli günlerden Nevruz ’da bazı şehirlerde uygulanan ‘S’ harfli yedi yiyecek yenmesi gibi adetler Konya Mutfağı’nın sayısız zenginliklerine örnektir.
Konya Mutfağı’nın en ilgi çekici özelliği kurallaşmış davet yemekleridir. Aşçı Takımı denilen düğün pilavı, davet yemeklerinin en güzeli ‘kara yemek takımı’ belli yemeklerden oluşur ve bu davetlere gidildiğinde hangi yemeklerin yenileceği bellidir. Komşu kaldırmaları, çetnevir, soğukluk sofraları, tandıra bütün kuzunun asılmasıyla hazırlanan ‘çebiç’ olarak adlandırılan ziyafet sofrası yemekleri, Arabaşı ve ‘peşmani’ çekilen gece misafir sofraları da genellikle bilinen yemeklerden oluşur.
Konya’da dışarı yemekleri olarak üç nefis yiyecek dikkati çeker. Fırın Kebabı ,etli ekmek, peynirli pide.. Yakın yıllarda bunlara peynirli ve etli içle hazırlanan karışık pide de eklenmiştir. Bu üç yiyecek Konyalıların olduğu kadar yabancıların da çok ilgisini çeken yiyeceklerdir.
Kimsenin farkında olmadığı Konya Mutfağı, 1986’da Konya Turizm Derneği’nin Birinci Milletlerarası Yemek Kongresi’nden sonra yabancıların ilgi odağı olmaya başlamıştır. Ateş Baz-ı Veli türbesini gezen ünlü otorite Alan Davidson burada ‘hacı’ olduklarını belirtmiş ve bunu PPS’deki yazısında da tekrarlamıştır. Tarafımızdan hazırlanan Konya yemeklerinden Örnekler sergisinde Konya ve Selçuklu yemeklerini tanıyan uzmanlar, Konya ‘nın önemli bir yemek merkezi olabileceğini vurgulamışlardır. Konya yemekleriyle ilgili övgü dolu makaleler yazan uzmanlardan Holly Chase ve bazıları Konya’ya yemek için geziler düzenlemişlerdir. Ünlü editor Jill Norman sergiyi gezerken bir yemek kitabı hazırlamamı istemiş ve 1989’da İngiltere’de adı geçen kitabım yayınlanmıştır. Konya Mutfağı çok yakın yıllarda kültür ve turizm açısından Mevlana Müzesi’nin ardından ikinci sırada yer alacaktır. Bunun için vakit geçirmeden sağlam bir alt yapı hazırlanmalıdır. Ancak kültür ve mutfak değerlerimizi hızla harcadığımız, Konya’nın ünlü fırın kebabını ‘tandır’ a dönüştürmek üzere olduğumuz bu ortamda, mutfak adına bir kurtarıcı yetkili çıkacağı ümidindeyim.

5 Ocak 2013 Cumartesi

Konya İli Tanıtımı 40

Hadim Yerköprü Karasu Ilıcası;
Göksu nehrinin kaynaklarına sahip bulunan Hadim ilçesinin Yerköprü Hidroelektrik Santrali yakınında Karasu Mevkiinde yer alan, kış mevsi­minde sıcak, yazın soğuk akan kaynağın suları cilt hastalıklarının tedavisinde faydalı olmaktadır. Suyunda kükürt minerallerine de rastlanan Kara­su Ilıcası, hem şifa dağıtmakta hem de sahip oldu­ğu tabiat zenginliğiyle eşsiz bir dinlenme yeri ola­rak hizmet vermektedir.
İsmil Kaplıca ve Termal Tesisleri;
KONYA İLİ HARİTASI
İsmil Kaplıca ve Termal Tesisleri Konya'nın doğusundadır. Ereğli-Karapınar yolu üzerinde 50. km.'de İsmil Kasabası'nın yanıbaşındadır. Türki­ye'nin ve Dünya'nın çeşitli merkezlerinden gelen insanların Kültür-Ticaret sanat bağlantılarıyla bü­tünleştirilecek olan kompleks hem bir kaplıca ve dizaynıyla tatil ve dinlenme merkezi, hem de bü­tün canlılığı ile turizm merkezi konumunda, in­sanlarımızın tabi ihtiyaçları ile sosyo-kültürel de­ğerlerinin ve manevi-etik normlarının ön plana çı­karıldığı termal komplekste bütün bu ihtiyaç ve değerler evlerin mimari yapılarından ahşap lambri tasarımlarına, sağlık istasyonlarında kaplıca kür merkezlerine, açık kapalı termal havuzlardan tüm görsel güzelliklere yansıtıldı.
Belirli noktalarda kuş için barınakların oluştu­rulacağı İsmil kaplıcaları ve Termal Kompleksi fi­zik tedavi rehabilitasyon merkezi termal basınçlı duşlar, halka açık bölümler, İçme İnhilasyon, ça­mur terapi masaj, jimnastik salonları, su oyunları­nın yapılabileceği termal havuzlar, yürüyüş par­kurları, güneşlenme, eğlence mekanları, marketi, otoparkı, botanik bahçesi, tenis ve golf sahaları, seracılık ve tıbbi bitki üretim merkezleri içeriyor.

Konya İli Tanıtımı 39

Ilgın Kaplıcaları;
Konya- Afyon karayolunun 90. km’sinde yer alan Ilgın ilçesindedir.Yaşadığı tarihi devirler dolayısıyle bir çok turis­tik esere sahip olan şifa merkezi durumundaki kaplıcalar, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat ta­rafından (İlk Türk Hamamı) olarak yaptırılmıştır. Romatizma ve siyatikten şikayetçi pek çok kişinin uğrak yeri durumundaki kaplıcada konaklama tesisleri bulunmaktadır.
Aşağı Çiğil Kaynak Suyu;
Ilgın'a bağlı Aşağıçiğil Kasabasının (Kumdöken) veya (Üzüm Çubuğu) namıyla anılan yörede, çamlık içinde yer alan kaynak suyu, böbreklerin-
den rahatsız olanların şifa aradıkları bir merkez durumundadır. Mahallinde içilmesi veya taşınarak kullanılması halinde böbrek taşlarının düşürül­mesinde etkili olan kaynak suyu Konya'dan baş­ka, çevreden gelen kişilerin de başlıca uğrak yeri durumunda bulunmaktadır.

Konya İli Tanıtımı 38

KONYA İLİ TERMALLER
HAMAMLAR, KAPLICALAR VE ŞİFALI SULAR

Sultan Hamamı;

Larende caddesinde Sahip Ata Külliyesine ait olan Sultan Hamamı bugün de faaliyetine devam etmektedir.

Mahkeme Hamamı;

Şerafeddin Cami ile Şems-i Tebrizi Cami ara­sında yer alan tarihi özellikleriyle milletimizin temizliğe verdiği önemini yaşatan (Türk Hamamı) vasıflarını taşıyan mahkeme hamamı faaliyetine devam etmektedir.

Meram Hamamı;

Meram mesireliğinde, tarihi köprü çıkışında yer alan Beylikler devrinde yapılmış Meram Hamamı, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir.

Meydan Hamamı;

Akşehir'de 1329 yılında Subaşı Emir Şerafeddin tarafından yaptırılan hamam, bugünde hizmet vermektedir.
Orta Hamam;
Akşehir Ulu Cami caddesindeki Orta Hamam Selçuklulardan kalmış olup, Konya Valisi Avlonyalı Ferit Paşa tarafından 1900 yılında ciddi bakım ve tamirattan geçirilmiştir.

Eski Hamam;
Ereğli Ulu Cami güneyinde yer alan Karamanoğlu Beyliği devri eserlerinden olan eski hamam soğukluk, sıcaklık ve külhan bölümleriyle hizmet vermeye devam etmektedir.

Konya İli Tanıtımı 37

KONYA İLİ ÖREN YERLERİ
ÖREN YERLERİ

Sille (Siyata) : Sille Konya il merkezinin 8 km. kuzey batısındadır. Bugün merkez belediye hudut­ları içinde olup, şehir otobüsü çalışmaktadır. Er­ken Hıristiyanlık döneminin de önemli bir merke­zidir. Bu dönemden başka Ak Manastır diğer adı i-le HAGİOS Khariton (St. Chariton) olmak üzere bir çok manastır keşişler tarafından kayadan oyula­rak yapılmıştır. Bu manastırlar dünyada kurulan ilk manastırlar arasındadır.

Ak Manastır: Geniş ve mağara gibi kayadan oluşmuş olup, 6-7 şapeli ve bir çok hücreleri vardır. Bu manastırda bulunan Mikael Hommenos ve Mikaeles oğlu Abraham'a ait mezar taşları Konya Arkeoloji Müze­sinde teşhir edilmektedir.

Sille Aya-Elena Kilisesi: Sille, Konya İli, Selçuklu İlçesine bağlı kent merkezine 7 km. uzaklıkta bir yerleşim yeridir. İsa'nın doğumunun 327 sene sonra Bizans İm­paratoru Constantin'in annesi Helena, Hac için Kudüs'e giderken Konya'ya uğramış, buradaki ilk hıristiyanlık çağlarına ait oyma mabetleri görmüş, hıristiyanlara Sille'de bir mabed yaptırmaya karar vermiştir.
Mihail Arhankolos adına bu kilisenin temel at­ma töreninde bulunmuştur. Kilise asırlar boyu onarımlar görerek günümüze kadar gelmiştir.
Kilisenin iç kapısının üstünde Yunan harfleriyle yazılmış Türkçe bir tamir kitabesi kilisenin tarihi hakkında bilgi vermektedir. Bu kitabe 1833 tarihli­dir. Aynı kitabenin üzerinde ise kilisenin dördüncü tamiratının Sultan Abdülmecit döneminde gördüğünü be­lirten üç satırlık bir kitabe daha bulunmaktadır.
Kilise düzgün kesme Sille Taşı ile yapılmıştır. Avlusunda kayalara oyulmuş odalar bulunmakta­dır. Kilisenin kuzeye açılan kapısından dış nartekse girilir. Burada kadınlar mahfeline çıkan iki yönlü taş merdivenler yer almaktadır. Kilisenin ana kub­besi dört fil ayağı üzerinde olup, kilise üç salimli­dir. Kilisenin içerisinde ahşaptan içerileri alçı süs­lü bir vaaz kürsüsü ile apsidle ana mekanı ayıran ahşap alçılı kafes bir sanat şaheseridir. Kubbe ge­çişlerinde ve taşıyıcı ayaklarda Hz.İsa, Hz. Mer­yem ile havarilere ait resimler bulunmaktadır.

Çatalhöyük: Çatalhöyük, Konya'nın Çumra İlçesi sınırların da olup, İlçenin 10 km. doğusunda yer almaktadır. Höyük, farklı yükseklikte iki tepe düzü olan bir tepe şeklindedir. Bu iki yükseltisi nedeniyle çatal sı fa tını almıştır. Çatalhöyük 1958 yılında J.Mellaart tarafından keşfedilmiştir, 1961-1963 ve 1965 yıllarında kazısı yapılmıştır. Yüksek tepenin batı yamacında yapılan çalışmalar neticesinde 13 yapı katı açığa çıkartılmıştır. En erken yerleşim katı (1 ise M.Ö. 5500 yıllarında tarihlenmektedir. Stil Kritik yolu ile yapılan bu tarihleme, C14 metodu il de doğrulanmıştır. İlk Yerleşme, ilk ev mimarisi v ilk kutsal yapılara ait özgün buluntuları ile insanlık tarihine ışık tutan bir merkezdir. Yapılarda kullanılan malzeme kerpiç ağaç ve kamıştır.
Bulunan kazı eserleri, Konya Arkeoloji Müzesine teslim edilerek bir kısmı teşhir edilmekte diğerleri ise depolarda koruma altına alınmış durumdadır.

Eflatunpınar Hitit Anıtı: Konya İli, Beyşehir İlçesi, içinde bulunmakta­dır. Anıtı W. J. Hamiton (1849) da bilim dünyasına ilk haber veren kişidir. Daha sonra F. Sarre ve J. Garstang ayrı ayrı yayınlamışlardır.
Anıt bir su kaynağının kenarında dikdörtgen taşlar üzerinde kabartmalardan oluşmaktadır. Ni­teliğini kaybetmeyen kabartmalar ön kısmındaki 14 adet taş bloklar üzerine oyulmuştur. Anıtın ilk planı bilinmemektedir.
Bu anıt açık hava anıtlarından daha küçüktür. Doğal bir kayaya oyulmamış, her parçanın üzerin­de üzerinde figür bulunan blok taşların örülmesiyle oluşmuştur. Su kaynağının yanında bulunan bu anıtın su toplama havuzunun ilk yapılış tarihi araştırılmamıştır. Eflatunpınar Anıtı'nın blok taşları üzerendeki figürler; üstte güneş kursu, ortada tanrıça ve tanrı diye kabul edilen figürlerin ara­sında, yanlarında ve en alttaki figürler ellerini yu­karıya doğru kaldırıp tanrı ve tanrıçayı selamla­maktadır. Bu anıt Hitit Krallık dönemine tarihlenmektedir.
1996 yılında Konya Müze Müdürlüğünce Anıt çevresinde temizlik ve kazı çalışmaları başlamış­tır. Çalışmalarda anıtın 3.34 x 3 m. ölçülerinde dikdörtgen planlı bir havuzun parçası olduğu orta­ya çıkmıştır. 1998 yılı çalışmalarında anıtın alt kısmında beş adet daha tanrı kabartması tespit edilmiş olup, ilerideki yıllarda kazı çalışmaları de­vam ettirilecektir.

Kilistra Antik Kenti: Kilistra Antik Kenti Konya'nın 34 km. güney batısındaki Hatunsaray Bucağının 16 km. kuzey batısındaki Gökyurt Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Yapılan çalışmalarda M.Ö. III. yy. ka­dar yerleşim olduğu anlaşılmıştır. Listradan (Ha­tunsaray) gelip Mistiya'ya Beyşehir'e doğru devam eden tarihi kral yolu (Vig Seboste) üzerinde yer al­maktadır. Kilistra Antik kentinin M.S. 7. yy. da Kapadokya benzeri yumuşak kayaların oyulması ile birçok kaya yerleşmesi oluşturulmuştur. 1998 yılında giderleri İl Özel İdare Müdürlüğü tarafın­dan karşılanmak üzere Konya Müze Müdürlüğü adına yapılan kurtarma kazısı çalışmalarında, Haç Planlı Şepel, Sümbül Kilise, Büyük Su Sarnıcı ve Şırahanelerde temizlik, restorasyon, çevre düzen­lemesi yapılmıştır.
Haç Planlı Şapel iç ve dışı yekpare kaya oyuğu olması nedeniyle eşine az rastlanan nitelikte olup M.S. 8. y.y.'a aittir.
Sümbül Kilisede M.S. 8. yy'a ait olup devrini yansıtan süslemelerle Bizans Devrine ait Büyük Su Sarnıcı ise karşılıklı yekpare kayaya oyulmuş dörder payeye oturan 3 nefli plan gösterir.
Çiftli Şırahane ise karşılıklı yekpare iki kay içi­ne oyulmuş çevresi ise bir kompleks halindedir. Doğu Şırahane'nin giriş kapısı eşiğinde M.Ö. I, yy'la ait kentin adını veren bir yazıt bulunmuştur. Bizans devrine ait kaya oyuğu iki ev ortaya çıkar­tılmıştır.

Kilistra antik kenti oldukça geniş alana yayıl­mış kaya oyuğu yerleşmeleri şeklindedir. Gelecek yıllar yapılacak kazı ve temizlik çalışmaları bura­nın Ürgüp, Göreme gibi turistik bir yer olmasını sağlayacaktır.

Karahöyük: Konya İl Merkezine 15 km. güney doğusunda Harmancık mahallesindedir. Ulaşım belediye oto­büsleri ile sağlanır. Ord.Prof.Dr. Sedat ALP baş­kanlığında 1953 yılında başlayan kazılar halen devam etmekte olup, üzerinde en uzun süren ça­lışma en eski Türk kazılarındandır. Karahöyük'te yapılan araştırmalarda höyüğün M.Ö. 3000 (Eski Tunç Devri-M.Ö. 2000 Asur ticaret kolonileri dev­ri) de iskan edildiği anlaşılmış olup, 27 yerleşik katı tespit edilmiştir. Konya bölgesinin M.Ö. 3000 ve 2000 yıllarının tarihe ışık tuttuğu bilinmekte­dir. Eski Anadolu'nun en önemli şehir harabeleri arasındadır.
Karahöyük kazılarında çıkan buluntular devri­nin kültürel ve ticari ilişkileri anlatan belgelerdir. Hitit İmparatorluk Çağı öncesi eski Tunç Devri Mühür sanatının Orta Anadolu'nun güney bölge­sindeki en önemli buluntularını veren merkezdir. Grafitolan kap markaları ve bazı mühürler Anado­lu'da yazının erken safhalarının araştırılmasında yardımcı olmaktadır. Gaga ağızlı testiler, fincanlar,yonca ağızlı testiler, rhytonar, üzüm salkımı bi­çimli kandiller ve diğer buluntular olup ayrıca at nalı biçimli damgalı altarlar, ocaklar ve yarım ay biçiminde atkılar devrinin karakteristik eserleridir. Buluntular Konya Arkeoloji Müzesinde teşhir ve muhafaza edilmektedir.

Bolat Örenyeri:Bolat yaylası ören yeri, Hadim ilçesi Bolat köyü sınırları içinde kalan Temaşalık mevki­indedir. Literatüre adı Astra olarak geçmiş olan antik kent, Hadim ilçesinin kuzey batısında ve Hadim'e 17 km. uzaklıktadır.
Hellenistik, Roma ve Bizans devirlerinde iskan gördüğü yüzey buluntularından anlaşılmaktadır.
Kente ait önemli sayılabilecek kalıntılar; nekropol alanı, bouleterion, kilise ve büyük yapıdır.
1992-93-94 yıllarında Konya Müze Müdürlüğünce kurtarma ve temizlik çalışmaları yapılmıştır.

Nekropol Alanı: Kentin güneyindedir. M.S. 3.yy'a ait bol mik­tarda mezar steli ve lahit parçaları bulunmak­tadır. Stellerde; boğa başları, asma dalı, üzüm salkımları ve mezuda başları işlenmiştir. Stellerdeki insan figürleri stilizedir. Lahit ve
kapakları blok kayaların işlenmesi ile yapılmış olup, lahitlerde mezuda başları ve üzüm salkım­ları, kapaklarında ise aslan başları işlenmiştir.

Bouleterion: Kentin batısındadır. Yüksek bir noktada kurul­muştur. Cave alanının bir bölümü ayakta kala­bilmiştir.

Selçuklu Köşkü: Alaaddin Tepesini çeviren iç kalenin kuzey eteğindedir. Sarayın II. Kılınçaslan'a ait olduğu kuv­vetle muhtemeldir. Köşk, Alaaddin Keykubat I za­manında genişletilerek tamir edilmiş, kare bir plan üzerine harç ve tuğlalarla iki kat olarak ya­pılmış, altı kat kerpiç ve molozlarla takviye edil­miştir. Köşk bugün harap olmuş bir duvar parça­sından ibarettir. Son defa 1961 yılında bu tek du­varın beton bir şemsiye ile muhafazası yoluna gi­dilmiştir.

Kubâd-Âbad Sarayı: Kubâd-âbad Sarayı Beyşehir gölünün güneyba­tısında yer almaktadır.
Sultan Alaeddin Keykubad I tarafından 1226-1236 yılları arasında yaptırılmıştır. Basit bir saray olmaktan çok sürekli ikamet için yapılmış Selçuklu yapılar topluluğudur. Türk saray külliyesinin en eski örneğidir. Ayrıca bugün planı bilinen tek Sel­çuklu Saray Külliyesidir.
1949-51 yıllarında M.Zeki Oral kazılara başla­mış daha sonra 1965 yılına kadar bu kazılara ara verilmiştir. 1965-66 yıllarında Prof.Dr. Otto-Dorn Büyük Saray ve Küçük Saray'ın mimarisini ve çini dekorasyonunu ortaya çıkarmıştır. Mehmet Önder'de bir süre kazılara devam etmiş ve 1968 yılın­dan itibaren bu önemli Selçuklu sitesi kendi kade­rine terk edilmiştir.
1980 yılında yüzey araştırmaları ile Prof.Dr. Rüçhan Arık tarafından başlatılan çalışmalar 1981 yılından itibaren bilimsel arkeolojik kazı olarak yürütülmektedir.
Sultan ve Emirleri için yapılan saray ve köşk­ler çeşitli renk ve desenlerdeki çinilerle süslenmiş­tir. Yapılan kazılarda sarayın temelleri ve bölümle­ri, sarayda kullanılan yapı malzemeleri, renkli camlar, kürkler, alçı dekorasyonlar cam, sikke, se­ramikler ve çiniler bulunmuştur.
Kubâd-Âbad Sarayı çinileri sır altı ve lüster tekniğinde yapılmıştır. Ayrıca çeşitli formlarda çini mozaiklerde ele geçmiştir. Ele geçen çiniler figür­lü, geometrik ve bitkisel bezemelidir.
Kubâd-Âbad Sarayında yapılan kazılarda orta­ya çıkan buluntular Türk Kültür tarihine çeşitli bilgiler kazandıracak niteliktedir.

Konya İli Tanıtımı 36

KONYA İLİ MAĞARALAR
MAĞARALAR

Balatini Mağarası: Mağara, Konya İli, Beyşehir İlçesine bağlı Çamlık Beldesi ile Derebucak İlçesi sınırlarında yer almaktadır. Konya-Beyşehir-Üzümlü-Manavgat yolunun 45.km'sinden ayrılan yolla Çamlık veya Derebucak üzerinden, bu iki yerleşim merkezini bağlayan stabilize karayolu ile ulaşılmaktadır. Çamlık'a 5 km. Derebucak'a 6 km. uzaklıkta bulunmakta olup Körükini ile Suluin mağar­alarının 3 km. kuzeybatısındadır.
Toplam uzunluğu 1830 m. olan mağaranın düden ve kaynak konumunda iki girişi vardır. Balatini mağarası üst üste bulunan iki farklı seviyeden oluşmuştur. Üst katı oluşturan fosil kolun zemini tamamen mağara kili ile kaplıdır. Alt kat olan su taşıyan asıl galeri de ise suyun az olduğu dönemlerde su içinden yürünerek ilerlenebilmektedir. Sadece biri 5 m.'den daha derin olan 3 adet Cadıkazanı geçiş tekniği ya da bot kul­lanılarak geçilebilir. Travertenleri, Heykel Odası, ve Dev Cadıkazanları mağaranın görülmeye değer güzellikleridir.

Körükini Mağarası: Konya İli Beyşehir ilçesine bağlı, Çamlık Beldesinin 500 m. Güneybatısında bulunan mağaraya stabilize yolla ulaşılmaktadır.
Toplam uzunluğu 1250 m. olan Körükini Mağarasının içinden Uzunsu Deresi geçmektedir. Mağaradan çıkan su değirmen vadisine daha sonra da Değirmenini Mağarasına girmektedir. Tamamıyla aktif olan mağarada bot kullanımı hatta büyük kaya blokları arasından şelaleler yapan suyu geçmek ayrıca bir deneyim gerektirmektedir. Mağaraya giriş için yaz ve sonbahar ayları en uygun zamanlarıdır. Bahar ayları aşırı su, sifonlar, şelaleler nedeniyle tehlikeli olabilir.

Suluin (Değirmenini) Mağarası: Konya İli Beyşehir İlçesine bağh Çamlık Beldesinin 500 m. Güneybatısında bulunan mağaraya stabilize yolla ulaşılmaktadır.
Körükini Mağarasından çıkan Uzunsu Deresi, 100 m. Uzunluktaki Değirmen Vadisi boyunca kayalıklar arasından akarak Değirmenini Mağarasına girmektedir. Buradan su dev kaya
blokları arasından şelaleler yaparak ilerlerken, mağara çok geniş ve yüksek bir galeri halinde devam eder ve 150 m. sonunda büyük göle ulaşır.

Sakaltutan Mağarası: Konya İline bağlı Seydişehir İlçesi yakınların­dadır. Mağaraya Seydişehir, Süleymaniye Köyü-Mortaş yolu ile ulaşılır. Dikey bir mağara olan Sakaltutan Mağarasının toplam derinliği 303 m.'dir.

Susuz Mağarası: Mağara, Seydişehir İlçesine bağlı Susuz Köyünde yer almaktadır. Aktif olan mağara, biri yatay diğeri ise 60 m.'lik dikey bir iniş olan iki gir­işe sahiptir. Mağaranın toplam uzunluğu yaklaşık 2000 m.'dir. Mağara boyunca yeraltı nehrinin akışı gözlenmektedir. Özellikle ilkbahar aylarında mağaraya girilmesi tehlikeli olabilir.

Tınaztepe Mağarası: Mağaraya Konya-Seydişehir-Manavgat yolun­da Seydişehir'den 35 km. mesafede bulunmak­tadır. Toplam uzunluğu 1650 m. Derinliği 65 m. olan mağara Tınaztepe'nin güneybatı yamacında yer almaktadır. Fosil ve aktif olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Fosil bölümüne bahar aylarında girilecek olursa, sayısı 5'i bulan göllerin botla geçilmesi gerekecektir. Sonbahar aylarında suların azalması sonucu aynı galeri yürünerek geçilebilir. Beşinci gölden sonra mağarada 30 m. 'lik bir inişle Büyük Salon'a gelinmektedir. Bu salon gölle son bulmaktadır.




Pınarbaşı Mağarası: Beyşehir gölü güneyinde bulunan Kızılova Polyesinin güneybatı yamacında yerahr. Beyşehir-Derebucak karayolundan ayrılan bir yol, Kızılova Polyesinden geçerek Pınarbaşı Köyüne varır. Mağara, köyün hemen yakınındadır.
Pınarbaşı, Kretase kireçtaşlarmdaki belirgin bir fay üzerinde gelişmiş yatay bir mağaradır. İçin­den büyük bir karstik kaynak çıkan mağarada geçmesi zor sifon ve göller yer alır. Bu nedenle araştırması zor bir mağaradır. Ayrıca damlataş birikimi yönünden son derece zengindir.

Büyük Düden Mağarası: Mağara Konya İli, Derebucak İlçesindedir. Konya-Beyşehir-Derebucak yolundan sonra, Derebucak'dan İbradi yönünde, 18'inci km.'de, Kembos Ovası batı kıyısında yer almaktadır.
Genişliği 1 km. uzunluğu 15 km. olan Kembos Ovası, bahar aylarında eriyen kar suları ve özellikle Uzunsu Deresi ile gelip toplanan suları bir başka düden olan Feyzullah Düdeni ile birlikte drene etmektedir. Bu düdenlerden batan su Atınbeşik Düden suyu Mağarasından geçerek Manavgat çayına karışmaktadır. Mağaranın turistik bir önemi olma­makla birlikte, speolojik açıdan önem taşımaktadır. 714 m. uzunluğundaki düden de çok sayıda göller, dev cadı kazanları ve sifonlar bulunmaktadır.

Feyzullah Düdeni: Düden, Konya İlinin, Derebucak İlçesine yak­laşık 25 km. uzaklıktadır. Aktif bir düden özel­liğinde olup ilkbaharda, Kembos Polyesinin sularını drene eder.

Yerköprü Mağarası: Konya İli, Hadim İlçesi sınırının yakınlarında, Göksu Vadisinde bulunmaktadır. Mağaraya Konya- Karaman yoluyla, Kayaağzı-Habiller Köyleri üzerinden 116 km.'lik bir yolculukla ulaşılmaktadır. Ayrıca mağaranın bulunduğu Göksu Vadisine Mersin-Silifke üzerinden de ulaşılabilmektedir. Köy yolları stabilizedir.
Mağara tamamen bir traverten tüfün içinde yer almaktadır. Türkiye'nin doğası en güzel mağar­alarından birisidir.
Göksu Nehrinin, bu traverten tüfünün altında oluşturduğu mağara 500 m. kadar uzunluktadır. Suyun battığı yerde mağara sifolanmaktadır. Mağaranın çıkış ağzında, Göksu Nehrinin, dışarı­dan akan bir bölümü mağaradan çıkar. Diğer bölümüne bir şelale ile birleşirken bir doğa harikası oluşturmakta ve derin, mavi göller oluş­turarak Göksu Nehri devam etmektedir.

Konya İli Tanıtımı 35

KERVANSARAYLAR

Zazadin Hâni : Sultan Alaeddin Keykubat dev­rinde (633-Hicri 1236 Miladi yılında) Selçuklu E-mirlerinden Vezir Sadettin Köpek tarafından yaptı­rıldı. Yazlık ve kışlık tiplerin birleşmesinden mey­dana gelmiş avlu tipte yapılmıştır. Hanın boyu 104 m., eni 62 metredir. Taş yapının dış duvarla­rından gayri İslami devirlere ait eserlerden bazı parçalarda kullanılmıştır. Konya-Aksaray yolunun 25. Km'sinde Tömek bucağındadır.

Horozlu Hâni : 1248 yılında bugünkü Konya-Aksaray asfaltının 8. Km.'sinde kışlık olarak yapıl­mıştır. 1957-1958-1963 yıllarında kısmen onarıl­mıştır. Avlusuz kervansaraylar tipinde yapılmıştır.

Rızılviran Hân : Konya-Beyşehir yolu üzerinde olup, Konya'ya 44 km. uzaklıktadır. Kışlık ve yaz­lık olmak üzere iki tipte yaptırılmıştır.

ANADOLU BEYLİKLERİ DÖNEMİ ESERLERİ
CAMİLER

Kadı Mürsel (Hacı Hasan) Camii : Hükümet konağının batısındadır. Güney duva­rında bulunan kitabesine göre 812 H.-1409 M. Yı­lında ve Karamanoğlu Mehmet Bey zamanında Hacı Mustafa oğlu Mürsel tarafından yaptırılmış­tır. Dikdörtgen planlı taş ve moloz dolgu yüksekçe bir tabana oturmaktadır. Üzeri çatı ile örülmüştür.

Tursunoğlu (Tahir Paşa Camii) : Abdülaziz mahallesindedir. XV Yüzyıl başla­rında Konya eşrafından Tursunoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Beden duvarları taş, kub­be ise tuğladır. Camiinin kuzeyindeki kubbeli son cemaat mahallide tuğladan yapılmıştır. Tek şerefe -li ve köşeli bir minaresi vardır.

MESCİDLER:
-Meram (Hasbey) Mescidi,
-Ebu İshak Kazeruni Zaviyesi,

Hasbey Dar'ülhuffazi; Gaziâlemşah Mahalle­sindedir. Karamanoğlu Mehmet II devrinde Hacı Hasbey oğlu Mehmet Bey tarafından (1421) "Ha­fızlar Evi" olarak yapılmıştır. Tuğla örgü gövdesi kare bir plan üzerine oturtulmuş ve üzeri üç taraf­tan yontma taşlarla kaplanmıştır. Giriş kapısının bulunduğu batı cephesi işlemeli mermerlerle süs­lüdür. Gövdeden kubbeye klasik üçgen köşebent­lerle geçirilmektedir. Üçgenlerin ikişer kenarları yeşil çinilerle süslenmiştir. İçerisinde çinilerle süs­lü güzel bir mihrabı da vardır.

TÜRBELER
-Şeyh Osman Rûmi Türbesi,
-Fakih Dede Türbesi,
-Kalender Baba Türbesi,
-Siyavus Veli Türbesi,
-Turgutoğulları Türbesi,

OSMANLILAR DÖNEMİ ESERLERİ
CAMİLER

Selimiye Camii : Mevlâna Dergâhının batısın­da inşaatına Sultan Selim H'nin şehzadeliği zama­nında başlanmış (1558-1567) arasında tamam­lanmıştır. Camii Osmanlı klasik mimarisinin Konya'daki en güzel eserlerindedir. Kuzeyinde altı sü­tuna istinat ettirilmiş yedi kubbeli son cemaat yeri ve mermer süveli geçme basık kemerli cümle kapı­sı mevcuttur. Ahşap kapı kanatlarından sağdakine

"Mescitte Mümin, suda balık gibidir." İbareleri mevcuttur. Son cemaat yerinin sağ ve solunda tek şerefeli iki minaresi vardır.
Aziziye Camii : Konya çarşısının ortasındadır. Muntazam kesme Gödene Taşı ile yapılan mabed son Osmanlı mimarisinin çok muvaffak bir eseri­dir. Yerindeki 1671-1676 yılları arasında Şeyh Ahmed eliyle yaptırılan camii yandığı için (1867) Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevnihal adına yeni­den bugünkü Camii yaptırılmış ve bu adla anıl­mıştır. (1874) Türk Baroku uslubundadır.Altı mer­mer sütuna oturan üç kubbeli son cemaat yerini i-ki ucunda kaideleri şadırvanlı iki minaresi dikkat çeker. Üzeri ferah kubbe ile örtülüdür.

Şerafettin Camii : Camiinin ilk banisi XIII. yy' 'da Şeyh Şerafettin'dir. Daha sonraları 1444 yılın­da Karamanoğlu İbrahim Bey II. Tarafından ona­rılmıştır. Zamanla harap olan camii 1636 yılında Konyalı Mehmet Çavuşoğlu Memi Bey tarafından yıktırılarak yeniden yapılmış olup, şehrin Konak meydanındadır.

Kapı Camii : Konya'da merkezde sarraflar (çık­rıkçılar) caddesi üzerindedir. Asıl adı İhyaiyye olup eski Konya Kalesinin kapılarından birinin çev­resinde yer aldığından Kapı Camii adıyla anılır.
Cami ilk defa 1658 yılında Mevlevi Dergahı Postnişinlerinden Pir Hüseyih Çelebi tarafından yaptırılmıştır. Bir süre sonra yıkılan bu camiiyi 1811 yılında Konya Müftüsü Esenlilerlizade Seyyid Abdurrahman yenilemiş, 1867 yılında bir yan­gın, cami ile birlikte bu civarda vakıf dükkanları da yok etmiş. Bu olaydan bir yıl sonra cami-i üçüncü defa yeniden yapılmıştır. Bu yeni inşaasına dair 1285 H. (1868 M) tarihli kitabesi taç kapı­sı üzerinde yer almaktadır.
Kapı Cami Konya'da yer alan Osmanlı Dönemi camilerinin en büyüğüdür. Kuzeyinde 10 mermer sütuna istinat eden yüksek bir son cemaat mahal­li ve basık kemerli bir cümle kapısı vardır. Ayrıca doğu ve batı yönlerinde de birer kapısı bulunmak­tadır.
Kesme taşlardan inşa edilen camiinin üzeri dıştan çatı, içten büyüklü küçüklü sekiz kubbe ile örtülüdür. Taş Mihrabı ve ahşap minberi sadedir.

Nakiboğlu Camii : Camii, Nakiboğlu mahalle-sindedir. Vakfiyesine göre Konya Müftüsü Nakib'ül Seyid İbrahim tarafından 1176 H. (1762 M.) yılın­da yaptırılmıştır. Kare planlı olup toptan yapılmış­tır. Çatı ahşaptır. Kiremitle örtülmüştür.
Minaresi, 1178 H. (1764 M.) yılında Nakib'ül Hac Seyid İbrahim oğlu Mehmet Emin tarafından yaptırılmıştır.
Cami zamanla harap olduğu için 1926 yılında minaresi hariç, yıktırılarak yeniden yaptırılmıştır.

Osmanlı Devrine ait diğer Camiler :
-Piri Mehmet Paşa Camii
-Hacı Fettah Camii
-Ovalı oğlu (Çelik Paşa) Camii
-Saray (Kışla) Camii
-Sep Hevan Camii
-Köprübaşı Camii
-Namık Paşa Camii
-Amber Reis (Feridiye) Camii

MESCİDLER
-Meydan Mescidi
-Cevizaltı Mescidi
-Keçeci Mescidi

Konya İli Tanıtımı 34

CAMİLER

Alaeddin Camii : Anadolu Selçuklu Devri Konya'nın en bü­yük ve en eski camiisidir. Şehrin merkezinde yüksekçe bir hü-yük olan Alaeddin Tepesi üzerine inşa edilmiştir. Selçuklu Sul­tanı Rükneddin Mesud I'in son zamanlarında başlanılmış, Kılı-çaslan II (1156-1192) devrinde inşaatına devam edilmiş, Sul­tan Alaeddin Keykubad I tarafından 1221 yılında tamamlana­rak hizmete açılmıştır.
Camii İslam mimarisi yapı tarzında inşa edilmiştir. Üzeri ağaç ve toprakla örtülmüştür. İçerisi Sütunlar ormanını andır­maktadır. Bizans ve klasik devirlere ait 41 taş mermer sütundan ibarettir. Camiinin en ilginç taraflarından birisi de minberidir.
Minber abanoz ağacından birbirine geçmiş olup, Anadolu Selçuklu ahşap işlemeciliğinin en güzel örnekleridir. 1155 yı­lında Ahlat'lı Mengum Berti tarafından yapılmış bir şaheser­dir. Çinilerle süslü mihrabın önünde çini süslü kubbesiyle ör­tülmüş bir saha mevcuttur. Mihrap ve kubbelerin çinileri kıs­men sökülmüştür.

İplikçi Camii : Alaeddin Caddesi üzerindedir. Şemseddin Altınoba tarafından 1201 yılından sonra yaptırılmış, Somuncu Ebubekir tarafından genişletilmiş, yenilenmiştir. (1332) Cami İp-likçiler çarşısında bulunduğu için İplikçi Camii adını almıştır.
1951-1960 yılları arasında Klasik Eserler Müzesi olarak kullanılan camii, 1960 yılında tekrar ibadete açılmıştır.

Sahip Ata Camii ve Külliyesi : Anadolu Selçuklu Devleti Vezirlerinden Sahip Ata tarafından 1258-1283 yıllan arasında inşaa edilmiş olan mescid türbe, hanigâh ve hamamdan iba­rettir. Mimarı Abdullah Bin Kellük'tür.

Sadrettin Konevi Camii ve Türbesi : Konya'nın Şeyh Sadrettin mahallesindedir. 1274 yılında yapılmıştır. Giriş kapısın­daki kitabede adı geçen Sadrettin Konevi aslen Malatyalı o-lup, Konya'ya yerleşmiş, zamanın tanınmış bilginlerindendir. Muhiddin İbni Arabi'den tahsil ve terbiye görmüş, Konya'daki hanikâhında hadis ilimleri okutulmuştur. Mevlâna'ya derin bir sevgi ile bağlanmıştır.
Türbe, Camiinin doğusundaki avludadır. Açık türbeler tipi­nin ayakta kalan tek örneğidir. Türbenin şekli Selçuklu küm­betlerine benzer. Gövde açık, kaidesi mermer işleme olan tür­benin üzerinde, köşeli bir tanbura oturan, kafes şeklinde ah­şap bir külah vardır.

Şems-i Tebrizî Camii ve Türbesi : Şerafettin Camii kuze­yinde eskiden mezarlık olan Şems Parkının içinde yer alır. Bu­günkü yapı 1510 yılında Abdürrezzakoğlu Emir İshak Bey ta­rafından mescidle birlikte elden geçirilmiş ve genişletilmiştir. İlk yapının 13. Yüzyılda yapıldığı ileri sürülmektedir. Ancak kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.
Cami bölümüyle bitişik durumda, içten tavanlı dıştan se­kizgen tambur üzerine piramidal külahla örtülüdür. Eyvan şeklinde olan türbe mescide kalem işi süslenmiş ahşap Bursa kemeriyle açılır. Diğer yönlerde biri altta, diğeri üstte olmak üzere ikişer penceresi vardır. Türbenin duvarların­la herhangi bir bezeme yoktur.
Tavanı geometrik motiflerle bezenmiştir. Üzeri örtülü sandukanın altında önceleri kuyu bulundu­ğu söyleniyorsa da araştırmalar neticesinde bura­sının kuyu değil mumyalık olduğu anlaşılmıştır.
Gövdesi taştan tambur ve külahı ise tuğladan yapılan türbe 1977 yılında tamiri sırasında orji-nalliğini biraz kaybetmiştir.


MESCİTLER
1) Hacı Ferruh (Taş Camı-Akca gizlemez) Mescidi.
2) Hoca Hasan Mescidi
3) Sırçalı Mescid
4) Beşarebey (Ferhuniye) Mescidi
5) Beyhekim Mescidi
6) Bulgur Dede Mescidi
7) İçkaraaslan Mescidi
8) Terceman Mescidi
9) Zevle Sultan Mescidi
10) Kara tay Mescidi
11) Zenburi Mescidi

TÜRBELER

Sultanlar Türbesi : Alaeddin Cami-i içinde kuzeyde, klasik Selçuklu türbeleri tipinde-dir. Gövdesi kesme taşlardan on yüzlü prizma şek­linde yükselmiş, üzeri tuğladan on köşeli bir pra-mitle örtülmüştür. Türbe, Sultan Kılınçaslan tara­fından yaptırılmıştır.
Türbede sekiz çinili sanduka vardır. Aşağıda i-simleri yazılı Selçuklu Sultanları; Sultan Mesud I, Kıhnçaslan II, Rükneddin Süleyman II, Gıyaseddin Keyhüsrev I, Alaeddin Keykubat I, Gıyaseddin Keyhüsrev II, Kıhnçaslan IV Gıyaseddin Keyhüsrev III medfun bulunmaktadır.

Tavusbaba Türbesi : Konya'nın tarihi bir mesi­re yeri olan Meram'dadır. I. Alaeddin Kuykubat Devrinde Konya'da ölmüş olan Şeyh Tavus Mehmet-el Hindi'ye aittir. Taş ve tuğladan yapılmış, tonas kubbeli sade bir eserdir.

Ateş-Baz Veli Türbesi : Eski Meram yolu üze­rindedir. Klasik Selçuklu Kümbetleri tipindedir. Türbe 1285 yılında ölen Mevlevi Ateş-Baz Yusuf a aittir. Kesme taşlardan sekiz köşeli gövde sekiz­gen piramit tuğla örtülü bir külahla yapıştırılmış­tır. Taş söveli kemerli kapısının altında mezar mahzenine inilen bir de kapısı mevcuttur.

Diğer Türbelerden bazılar
-Emir Nureddin Türbesi,
-Gühertaş Türbesi,
-Karasungur Türbesi,
-Kesikbaş Türbesi,
-Pir Esat Türbesi,
-Ulaş Baba Türbesi,

Konya İli Tanıtımı 33


KONYA İLİ TARİHİ MİRASLARI
Önemli Tarihi Miraslar
Konya Turizm Platformu tarafından yapılan anket çalışması sonucu belirlenen
‘Konya’nın 7 Harikası’

1. Mevlana %12.25
2. Meke Gölü % 8.28
3. Çatalhöyük % 7.09
4. Nasrettin Hoca % 6,2
5. Tınaztepe Mağarası % 6.05
6. Alaaddin Camii % 5.66
7. Yerköprü Şelalesi % 5.48

Ankette Yer alan 22 önemli tarihi miras:

Mevlana Müzesi, İvriz Kaya Anıtı, Meke Gölü, Klistra, Çatalhüyük, Eşrefoğlu Camisi, Nasreddin Hoca, Eflatun Pınarı, Fasıllar Anıtı, Aya Elena Kilisesi, Tınaz Tepe Mağarası, Kubad-Abad Sarayı, Köşk Kaplıcaları, Karapınar Obrukları, Tuz Gölü, İnce Minere, Karatay Medresesi, Ilgın Kaplıcaları, Alaeddin Camisi, Yer Köprü Şelalesi, Oymalı Yeraltı Şehri, Aziziye Camisi
KONYA İLİ SPOR
Spor
İlin önemli spor tesisleri arasında; 22.300 kişilik Atatürk stadyumu, 1.400 kişilik 100. Yıl kapalı spor salonu, 600 kişilik Atatürk spor salonu, 4000 kişilik Selçuklu belediyesi spor salonu ve kongre merkezi ile olimpik açık ve kapalı yüzme havuzu olup, toplam 160 adet spor tesisi bulunmaktadır.
Ayrıca 2009 yılı içinde sosyal ve kültürel faaliyetlerin yürütüldüğü 1 adet gençlik merkezi ile 34.862 lisanslı sporcu, 4578 faal lisanslı sporcu, 212 tescilli spor kulübü, 28 branşta 1.705 hakem ve 13 branşta 63 adet milli sporcu ile sportif faaliyetler sürdürülmüştür.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı İl Spor Merkezinde 2009 yılı boyunca 19 branşta 4964 öğrenci sporcu kayıtlı olup, sporcu eğitim merkezinde 5 branşta 69 öğrenci sporcu eğitimlerini sürdürmüştür.
Bunun yanında gençlik merkezinde 910 kursiyer (diksiyon, halk oyunları, bağlama, gitar, tiyatro, ingilizce, yaratıcı drama, rehberlik, ney, Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve resim) dallarında kurs görmüştür.
KONYA İLİ KÜLTÜR
KONYA
MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ
NASREDDİN HOCA
MEKE GÖLÜ
ÇATALHÖYÜK
ALAADDİN CAMİ
TINAZTEPE MAĞARASI
YERKÖPRÜ ŞELALESİ
İVRİZ KAYA ANITI
EFLATUN PINARI
ILGIN KAPLICALARI
EŞREFOĞLU CÂMİİ
FASILLAR ANITI
KİLİSTRA ANTİK KENTİ
KUBAD-ABAD SARAYI
İNCE MİNARE MÜZESİ
KONYA İLİ TURİZM
ANADOLU SELÇUKLULAR DÖNEMİ ESERLERİ
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız